Turizm IT’cisi Değildim… Belki de Bu Yüzden Fark Yaşattım...
İtiraf edeyim...
Turizm sektörüne ilk adım attığımda, IT açısından bu kadar farklı bir dünya beklemiyordum.Çünkü alışkındım:
Diğer sektörlerde IT daha çok sistemin arkasında çalışır.
Üretimi destekler, çalışanların hızını artırır, sistemi stabil tutar.
Tüm hizmet şirket içindir. Dışarıya dokunmaz.
Ama turizm öyle değil.
Burada nihai müşteri, yani misafir, sistemin tam merkezinde.
Ve IT, doğrudan o memnuniyeti etkileyen bir rol oynuyor.
Garson ekranı açamazsa, mutfak sistemine girilemezse, yayın kesilirse…
Şikâyet anında geliyor.
IT’nin görünmezliği bir lüks değil; görünmez kalabildiği sürece huzur sağlanmış demektir.
İlginçtir…
Ben turizm kökenli IT’cilerden değilim.
Fabrikada, holdingde, üretim merkezlerinde yetiştim.
O yüzden şuna alışkınım:
"Çalışanların işini kolaylaştırmak, onların hızını artırmak bizim görevimizdir."
Ve bu refleksi turizme taşıdım.
Evet, misafir memnuniyeti önemli. Zaten sektör bunu öğretiyor.
Ama bizim için çalışan memnuniyeti de en az o kadar kıymetli.
Çünkü biliyoruz ki, çalışan huzurluysa; sistem de huzurludur.
Bir e-posta hesabı açmak, bir yazıcıyı tanıtmak, bir tableti onarmak...
Aslında sıradan işler. Ama biz farkında olmadan bu hız ve ilgiyi sürekli gösterince, bize şaşkınlıkla teşekkür edenler oluyor.
“Bu kadar hızlı dönen bir IT departmanı ilk kez görüyoruz” diyorlar.
Ve biz bazen durup düşünüyoruz:
*** “Aslında sadece işimizi yapıyoruz.” Ama galiba fark, bunu hâlâ ciddiye alıyor olmamız.
Yorumlar
Yorum Gönder